19 Temmuz 2012 Perşembe

Zeus Altarı ve Adatepe Köyü


Adatepe köyünü gezdik.. Gün sıcağında kimse yok ortalarda tabi ki..

Mor dikenler arasında Rüya ve Çınar ;))
 
 
 

anneciğim ve babacığım Allah sizi birbirinizden ve bizden ayırmasın daha uzun yıllar boyunca..

Canım teyzem ve Rüya'm. :))

Zeus Altarında bir günbatımı..
Posted by Picasa

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kadırga koyunda..


Kuzen Yusuf ve babaanne de kısacık bir ziyaretimize gelme şansı buldular. Kuzenler uzaktayken birbrilerini isteseler de beraber olunca alışıncaya kadar hep bir mızırdanma söz konusu..  çocuk olmanın dayanılmaz hafifliği.. İki çocuk sahibi olmanın zorluğunu azıcık bir deneyimle de olsa canlandırabiliyorum kafamda. ;)) Hep beraber Kadırga koyuna gittik. Veeee enfes fotoğraflar orada yakalandı..Teşekkürler babacık :))

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Minik Paleontolog Çınar ;))

Babamız yanımıza tatile gelirken Çınar'a süper bir hediye getirmiş.. Bir kazı seti. Kayayı kazarak oyarak çok dikkatli bir şekilde dinozor kemiklerini buluyorsun. Daha sonra da kemikleri birleştirerek dinozoru ortaya çıkarıyorsun. Bizimkinden bir triceratops çıktı. Çınar'ın dinozor sevdası izlediğimiz bir belgeselde öğrendiklerimizden sonra onu paleontolog olma isteğine götürmüştü. Bir deneme yapmış oldu. Zaman zaman zorlansa da sonunda başarabildi ve gururla anlattı günlerce. Arkadaşlarına gösterdi. çok mutlu oldu :))

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Altınoluk macerası başlıyor...

 
Yine Çınar'ın doğumgününde yollardaydık.. Ertesi gün için küçük bir kutlama düzenledik, daha doğrusu teyzemler, annemler ve dayımlar düzenlemiş. Bu sefer benim hiç katkım olamadı sanırım. Keyfini çıkardım sadece..  :)) Teşekkürler canlarım benim. iyi ki varsınız... 
 
 

Rüya ablasının aldığı Spiderman dergisine ve içinden çıkan su tabancasına bayıldı Çınar.

Dayımlar yeni deniz ayakkabılarıyla deniz maceramıza büyük katkıda bulundular.


 
 
 

Öner abisi ve yeni deniz ayakkabılarımız :)) 
Posted by Picasa

3 Temmuz 2012 Salı

tatil baslasin;))

Yine yeni yeniden bir 3 Temmuz gunu tam da Cinar'in dogumgununde yollardayiz, oglumla basbasa.... babasi ise giderken biz de yola ciktik sabah 6:30 da. Cinar uyanmasin diye feribota binmeyip korfezi dolastim ve oglen Altinoluk'a vardik. yolda bir kaç kez durup mola verdik ama her seferinde de Cinar hadi arabaya binelim gidelim dedi. bir an once kavusma umidiyle..." hala gelmedik mi" "bas gaza anne" replikleriyle yol aldik.. yasasin tatil!!!!!

1 Temmuz 2012 Pazar

oyun hamuru :))


Epeydir oyun hamuru istiyordu Çınar. Alır almaz bütün renkleri karıştıracağı kimin aklına gelirdi. Çok eğlendi ve bir oyun da kurmuştu bununla ilgili ama bu kadar ay sonra detaylar uçmuş gitmiş aklımdan.. fotoğrafları görünce yayınlamadan edemedim. :))
Posted by Picasa

25 Haziran 2012 Pazartesi

daha ne vukuatlar göreceğim kim bilir?

Bugünün vukuatı.... Dört tüp akrilik boya halıya, yerlere duvara sürülmek suretiyle renk karışımları yapılır.....
 Kahvaltı sonrasında Simge bizim eve dalar.. Beraber Çınar'ın odasında oynamaya başlarlar.. Güzel güzel oynamalarına hem sevinip hem de güvenip bir saat sonraki randevum için hazırlanmaya başlarım. Beş dakika geçmemiştir ki Çınar'ın odasının kapısının kapalı olduğu dikkatimi çeker. Simge oyun oynarlarken etrafta büyükleri istemiyor ondan diye düşünüp oralı olmam. Biraz sonra durumdan kıllanmam gerektiği kafama dank eder. Kibarca kapıyı tıklarım. "Kapıyı açar mısınız?" derim.. Ancak "açmayız" cevabı gelir.
A: Neden ne yapıyorsunuz ki?
Simge'den ses yok.
Ç: Boyaları karıştırıyoruz, duvara ve yerlere sürüyoruz.
A: olmaz. Kapıyı açın.
Ç: Hayır!
Anne dayanamaz kapıyı hafiften itekleyerek açar. Kapının arkasındalar çünkü. Sonuç Kapının arkasında iki taralı duvarlar ellerle boyanıyor. Yerde ise çamur olmuş boya yığını. Tam da üstümü giymişim dışarı çıkmak üzere.. Boyaların içinden nasıl alacağımı bilemedim ikisini. Ayağa kalkıp hiç bir yere dokunmadan durmalarını istedim.Yere bir bez koyup önce Simge'yı kaptım banyoya götürdüm. Elini ayaklarını yıkayıp anneannesine teslim ettim. Sonra Çınar'a döndüm, dönmeden önce kendi üstümü değiştim boya olmamak için. Çınar da aynen banyoya. Ama ellerine işlemiş artık boyalar.. İyi bir banyo yapması gerekti. Ben de kovayı elime alarak yerleri silmeye döndüm. Sonuç kırmızı, mavi, sarı ve yeşil karışınca kahverengi oluyor. Bir kova dolusu kahverengi su elde ettim. :)
 Halıdan ise bir kova dolusu suyu maviye çevirecek kadar boya çıktı. Şimdi halı küvetin içinde kosla vanishle suya basılmış durumda. Küveti suyla doldurayım derken bir de evi su bastırıyordum. Evden çıkarken son anda küvetteki suyun taşmakta olduğunu gördüm. Duş başlığını açıp halının arasına koymuştum etrafa sıçramasın diye. Su sesi de gelmiyor tabi. Kaç kere banyoya girdiğim halde farketmemişim. Son anda bilmem ne için banyoya döndüğümde farkettim. Allah'tan!!!
 
Şimdi yıkanmak üzere bekleyen bir halım var..


Benim için çıkarılacak ders: Çınar boyaların ulaşabileceği yerlerde olmasına çok alışkın. Hangisini tek başına hangisini beraber yapacağımızı gayet iyi bilir. Ancak bir arkadaşı yanında olduğunda dikkat etmem gerekir.