25 Haziran 2012 Pazartesi
23 Haziran 2012 Cumartesi
Ankara'dan dayım geldi ;))
Oğuz dayımız bir haftalık bir seminer için İstanbul'da. Motorla gelmişti sanırım. Kahvaltıya bekledik ve uzunca bir brunch yaptık beraber.
Babamız fotoğraf makinesine yeni aksesuarlar almış. Deneme çekimleri yapıyor.. Donmuş yoğurdumuz bitene kadar sabredebiliyoruz...
20 Haziran 2012 Çarşamba
Atölyede misafirimiz vardı;))
İşte bu güzellik benim kuzenim aslında ama Çınar'ın kardeşi-arkadaşı da aynı zamanda... Asiye Zeynep bugün üç saatliğine misafirimizdi. Çınar abisini çok sevse de arada annesini hatırlayıp "anne ditti" deyip içlenmesi, elini yüzüne kapayıp ağlamaya başlaması içimi eritti. Hani feryat figan ağlasa üzülmüücem. Neyse çok uzun sürmedi, ara ara hatırlayıp sızlandı sadece. Ne kadar çok mimiği büyükannemi hatırlattı bana, şaştım kaldım doğrusu. İsmiyle beraber neredeyse bütün mimiklerini de mi almış.
Çok güzelsin çok:))
Akşam parkta Simge'yi beklerken. Bu fotoğrafa bakınca elindeki arabayı parkta unuttuğumuz aklıma geldi. En sevdiği arabası Boost. Nasıl yaptım bu hatayı bilemiyorum. Gecenin bu saatinde çok kızdım şimdi kendime..
Sonrasında aşağıya doğru nasıl indik birden. En aşağılara kadar. Sonra simge geldi onunla oyunlar. Koşarak eve gelirken hiç hatırlamadık. Çoktan yerinde yeller esiyordur :((( Git al arabanı yoksa alırlar dedim ve almadan ayrıldık mı oradan hatırlayamıyorum ve nasıl oldu da ben dönüp almadım bilemiyorum.. Bir minik arabayı olay haline getirmek değil de nasıl bir dalgınlıktı benimkisi ona kızıyorum... neyse.. kayıplarımız sadece bunlardan ibaret olsun....
Çok güzelsin çok:))
Akşam parkta Simge'yi beklerken. Bu fotoğrafa bakınca elindeki arabayı parkta unuttuğumuz aklıma geldi. En sevdiği arabası Boost. Nasıl yaptım bu hatayı bilemiyorum. Gecenin bu saatinde çok kızdım şimdi kendime..
Sonrasında aşağıya doğru nasıl indik birden. En aşağılara kadar. Sonra simge geldi onunla oyunlar. Koşarak eve gelirken hiç hatırlamadık. Çoktan yerinde yeller esiyordur :((( Git al arabanı yoksa alırlar dedim ve almadan ayrıldık mı oradan hatırlayamıyorum ve nasıl oldu da ben dönüp almadım bilemiyorum.. Bir minik arabayı olay haline getirmek değil de nasıl bir dalgınlıktı benimkisi ona kızıyorum... neyse.. kayıplarımız sadece bunlardan ibaret olsun....
19 Haziran 2012 Salı
Atölye günlüğü
Annemler gittiğinden beri hergün atölyeye gitmek daralttı Çınar'ı. Eskisi gibi uzun zaman geçiremiyoruz pek. Ama istisnalardan birini yaşadık. Sabah Simge ile kahvaltı ve ardından dondurma keyfi sonrasında kapı önünde, içerde, dışarda oyunlar... Birazcık da olsa gönlü yapıp atölyeye yönelme. Ancak Simge'den ayrılmak istemeyen Çınar her seferinde feryat figan ediyor...
Atölyede makaslarıyla bolca kesme çalışması yaptı Çınar. kırpık kırpık oldu her yer. Kar yapacakmış. Biraz oynamasına müsaade ettikten sonra toplamasına vesile olsun diye eline bir yapıştırıcı verip duvardaki kağıda kolaj resim yapmasını söyledim.
Güzel kompozisyonlar çıkarması beni her seferinde şaşırtıyor. :))
Kağıtların bir kısmı kolaj yapıldıktan sonra kalanları kutuya topladı. Bir arkadaşı geldiğinde-özellikle Eren- kar gibi yağdıracaklarmış. Aylar önce onların evinde yapmışlar aynısını. Onu heyecanla anlatıp tekrarını yapmak istiyor. :))
Erik yerken poz verip vermemek arasında kalan Çınar.
Akşam yine Simge ile günbatımında dondurma keyfi. Günde üç öğün dondurma yer oldu. :))
Dondurma kadar tatlı bir hafta olması dileğiyle...
18 Haziran 2012 Pazartesi
Simge
Bu aralar en iyi arkadaşımız Simge. Sabahları Simge Çınar'ın uyanmasını zor bekliyor. Çınar da kapıyı açıp çıkmak için. Kahvaltısını ettirebilirsem ne ala.. Sonrasında dondurmalar yeniyor. Oyunlar oynanıyor. Bir bizim eve bir Simge'nin anneannesinin evine girip çıkılıyor.
Teras, park, apartman boşluğu farketmiyor yeter ki Simge'si olsun.
Bugün parkta bir çocuğun annesi Simge'nin parka geldiğini görüp kızına "bak arkadaşın Simge gelmiş" dedi. Çınar'dan aynen kaşlarını çatmış bir şekilde cevap: "hayır! Simge benim arkadaşım bir kere" diğer arkadaşın annesinden Simge!nin babasına uyarı:"ooo işiniz zor sizin" ;))
Geçtiğimiz hafta iki civciv almışlar pazardan. Birinin adı "prenses" oldu diğeri "batman". Biri Simge'nin diğeri Çınar'ın. Çaktırmayın Çınar'ın annesi hayatta eline alamaz minicik civcivleri. O yüzden Simgelerde dursun, sadece dışarda sevsinler.. Çok dayanmadı civcivler ev yaşamına maalesef. Ara ara Çınar hatırlıatıyor; "Anne Simge'lerin civcivleri de öldü, balıkları da öldü." diye... Bizim neden evcil hayvanımız yok sorusu hep gündemde.
Teras, park, apartman boşluğu farketmiyor yeter ki Simge'si olsun.
Bugün parkta bir çocuğun annesi Simge'nin parka geldiğini görüp kızına "bak arkadaşın Simge gelmiş" dedi. Çınar'dan aynen kaşlarını çatmış bir şekilde cevap: "hayır! Simge benim arkadaşım bir kere" diğer arkadaşın annesinden Simge!nin babasına uyarı:"ooo işiniz zor sizin" ;))
Geçtiğimiz hafta iki civciv almışlar pazardan. Birinin adı "prenses" oldu diğeri "batman". Biri Simge'nin diğeri Çınar'ın. Çaktırmayın Çınar'ın annesi hayatta eline alamaz minicik civcivleri. O yüzden Simgelerde dursun, sadece dışarda sevsinler.. Çok dayanmadı civcivler ev yaşamına maalesef. Ara ara Çınar hatırlıatıyor; "Anne Simge'lerin civcivleri de öldü, balıkları da öldü." diye... Bizim neden evcil hayvanımız yok sorusu hep gündemde.
17 Haziran 2012 Pazar
Babalar gününde Doğan dayımlardayız cümbür cemaat :))
Elif'ler başta olmak üzere kuzenlerimizden küçük bir kısmı ile dayımlarda babalar günü kahvaltısındayız.. Bugünden çok güzel kareler varmış. Ne yazık ki enfes kahvaltı sofrasını çekmeye girişmeyip direk sofraya dalmışız. Dayımın elinden kuymak başta olmak üzere onlarca çeşit vardı. Emeği olanların ellerine yüreklerine sağlık...
Şimdi doyasıya fotoğrafları ilemek üzere bırakıyorum sizi. :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















