kış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2012 Pazartesi

kar


 Üstteki iki fotoğraf bugünden. Alttakiler ise Cuma'dan. Kar bugün daha fazla ama Cuma aşağı inmemizle eve geri dönmemiz bir oldu. Kar fırtınasına çok fazla direnemedik. Karlar gözümüze giriyordu ince ince ve sert sert... Çınar'ı eve bırakıp Rüya'yla indik. Biraz daha kaydık, oynadık, yuvarlandık.. Ama çok üşüdük ve ıslandık.. maalesef:) Tekrar karda oynamak için havanın biraz yumuşamasını bekliyoruz....



17 Ocak 2012 Salı

bu sefer karda oynadık :)

Cumartesi yağan karda oynayamadık, daha çok yağsın diye bekledik. olmadı.

 Ama dün akşamı kaçırmadık. Akşam yollar kapanmadan eve dönmeye çalıştık. Sitenin içi buz tutmuş ama bizim girmemizden hemen önce tuzlamışlar, neyse bir vukuat olmadan park edebildik arabamızı. Eve girip hemen kat kat lahana gibi giyindik. Eldivenler, şapkalar, atkılar tamam. Karda oynamaya hazırız :)))
 Sitenin içinde her bir minik yokuşta kayma denemeleri yaptık. Sonradan naylonla kayanları gördük. Çınar, "anne biz de öyle yapalım daha kolay" dedi. evet öyle gerçekten. ;))
 Tam bir kardan adam olduk. Çınar'ın yuvarlanmadığı bayır kalmadı. Basmadığımız, ayak izi bırakmadığımız kar bırakmadık. Ağaçları bile salladık, fazladan kar yağdırmak için.


 Bulduğumuz her yere yattık. Koşup koşup düşme numaralarıyla yere yuvarlandık.
 Kaydıraktan kaymayı da ihmal etmedik. ;)


 Nerdeyse bütün siteyi dolaştık...
 San ırım bir saatten fazla oynadık. Yanaklar kıpkırmızı olmuş :)))
Çok eğlendik. Biraz zor geldik hatta eve... Ertesi gün kar yağarsa yeniden çıkarız dedim. Ama bugün kar yağmadı. :(  Yine de karın korkusundan evden dışarı da adımımızı atmadık....

11 Ocak 2012 Çarşamba

doğanın süprizi :)

Dün akşam bir işim vardı bütün soğuğa rağmen dışarı çıktık. Dönüşte Koçtaş'a uğradık. Pek birşey almaya niyetli olmadığımdan niyetli olduklarımı da bulamadığımdan bahçe bölümünde soluğu aldım. Balkonuma sıklamen seçtik Çınar'la. Bir de çuha çiçeği aldım dayanamadım güzelliğine. Geçen sene aldığım bir tek sümbül bir ay boyunca aynı çiçeklerle ve müthiş kokusuyla beni büyülediğinden bu sene de bir sümbül aldım. Kış ortası çiçeklenme zamanı :))
Bu sabah minicik saksılarının ve azıcık topraklarının yetmeyeceğini düşündüğümden saksıları yenilemek üzere zuladaki toprağımı çıkardım. Toprağın yanındaki saksılara geçen seneden sümbül soğanını söküp bırakmışım meğer. Ve ne göreyim: sümbül soğanı filizlenmiş tekrar. Doğanın bana süprizi!!! büyük bir sevinçle içindeyken yanındaki çiğdem saksısındaki soğanların da filizlendiğini gördüm. Aşağıda görülen sarı saksıdaki sarı çiğdemlerimin filizleri..

 Bu ise filizlenen sümbül soğanım ve yeni saksısı.


 Yeni aldığım kırmızı sıklamen.

Mine'nin bana sergimi ziyaretinde getirdiği kırmızı kasımpatı yeniden filizleniyor. bakalım tekrar çiçeklenecek mi?
Balkon masamın üstü minik kış bahçesine dönüşüverdi bir anda... :))

Şimdi hergün bu minik kış bahçesini Çınar'la beraber gözlemleme zamanı... Çiçekleri sulamaya bayılan Çınar, filizlerin açmasını da dört gözle bekliyor..

kozalaktan minyatür çam ağaçlarımız :)

 Yılbaşı öncesi vakit doldurmaca el oyalamaca bahanesiyle el göz koordinasyonu geliştirmece...
Minik pompomlarımızla büyük kozalaklarımızı süsleyerek birer minyatür yılbaşı ağacı yapmış olduk.

 Çınar bütün pompomları aynı kozalağın aralarına doldurmaya çalıştı.



Bir sonraki eğlencemiz ise geceden koni şeklinde kağıtlardan hazırladığım minyatür ağaçları pullarla ve simlerle süslemece. Hepimize birer ağaç. Açık yeşil babanın, koyu yeşil annenin, gözlü olan yeşil ise Çınar'ın. Ağacın gözü olur mu dediysem de iki tane göz yapıştırmaktan vazgeçmedi Çınar. ;))

Bu sene yapabildiğimiz nadir yeni yıl aktivitelerinden ikisi bunlar...
(Yapıldığı tarih ise 18 Aralık 2011..)

10 Ocak 2012 Salı

Çınar kitap okur...

 Çınar gider kitaplığından bir kitap seçer.. Sonra onun resimlerine dalar gider... Bu sayfadaki hayvanları saydığımız kitabı. Artık rakamları da bildiğinden kaç tane bulması gerektiğini de biliyor..
Gece yatmadan önce ille de kitap okunacak ve ille de anne tarafından.. Bugün baban okusun, yok olmaz... Annem gelsin.. İyi peki.. Son zamanlarda T. İş Bankası Yayınlarının Çıkartmalı Gezi Kitabım'a sardık. Bazen çıkartmaları yapıştırdığımız sayfalardan birinde bir hikaye kuruyoruz. Bazen de bir sayfadaki çıkartmaları yapıştırıyoruz yine hikaye kurarak tabi.. Dünyanın çeşitli yerlerine yolculuk yapmış oluyoruz biz de çıkartma kahramanlarıyla..
Kuzey kutbunda kamp sayfasına bayılıyor. Oradaki mavi kızaklının kendisini olduğunu söylüyor. Kış oldu ve hala kar yağmadı(pek yağacak gibi de değil),  Çınar'da ise karda kızakla kayma isteği var. Bu yüzden kuzey kutbuna gitmek istiyor.. Meraklı Minik'teki Kuzey kutbu kampının da etkisi var tabi bunda. Bakalım gerçekte kuzey kutbunu görme şansımız olur mu bilmem... Daha önce görülebilecek yerler de var.. Ülkemizin nadide karlı cennetleri gibi :)))